Türkiye, iddialı bir vergi vaadiyle uluslararası gündemin odağına oturdu. Aynı dönemde 400.000 ile 500.000 ABD Doları arasında değişen yatırımlar karşılığında Türk vatandaşlığı teklifleri de dolaşıma girdi. İlk bakışta her şey yerli yerinde görünüyor: Türkiye’ye taşın, yatırım yap, 20 yıl boyunca yurt dışı gelirlerinden vergi ödeme. Ancak gerçek tablo daha karmaşık. Ve çoğunlukla tanıtım materyallerinde yer bulmayan ayrıntılar, bu adımın sizin için gerçekten kazançlı olup olmayacağını belirliyor.

Bu yazı, konunun önemli boyutlarını dürüst bir perspektiften ele alıyor.

20 Yıllık Model Açıklandı, Ancak Henüz Yürürlükte Değil
Türk hükümeti, 2026 yılının bahar aylarında kapsamlı bir vergi paketi duyurdu. Buna göre son üç yılda Türkiye’de vergi mükellefi olmayan ve Türkiye’ye yerleşmeye karar veren kişiler, yurt dışı gelirleri üzerinden 20 yıl boyunca Türkiye’de vergi ödemeyecek. Miras ve bağışlarda ise yüzde bir oranında sabit vergi uygulanacak.

Ancak kritik bir husus var: Bu henüz yürürlüğe girmiş bir yasa değil, siyasi bir açıklama. Düzenlemenin hangi ayrıntılarla ve hangi kapsamda yasalaşacağı belirsizliğini koruyor. Yalnızca bu beklentiye dayanarak geri dönüşü güç ve maliyetli bir taşınma kararı almak ciddi risk barındırıyor. Önerilen yaklaşım şu: Yasa yürürlüğe girdiğinde harekete geçmeye hazır olacak şekilde bugünden planlama yapmak, ancak bu süreçte telafi edilemez adımlar atmaktan kaçınmak.

Asıl Maliyet Türkiye’de Değil, Almanya’da Oluşuyor
Pek çok kişi Türkiye’nin sunduğu avantajlara odaklanırken, asıl maliyetli adımın Almanya’dan ayrılışın kendisi olduğunu gözden kaçırıyor. Almanya’daki ikamet ve olağan oturma yeri sona erdiği anda, hangi ülkeye gittiğinizden bağımsız olarak işlemeye başlayan yasal düzenlemeler devreye giriyor.

§ 6 AStG Kapsamında Çıkış Vergisi
Bir sermaye şirketinde, örneğin bir GmbH’da, en az yüzde bir oranında pay sahibi olan ve son on iki yılın en az yedisinde Almanya’da tam vergi mükellefi olan kişiler, ülkeyi terk etmeleriyle birlikte bu payların varsayımsal olarak elden çıkarıldığı kabul edilen bir işlemle karşı karşıya kalıyor. Finanzverwaltung bunu bir satış gibi değerlendiriyor ve herhangi bir nakit akışı gerçekleşmeksizin gizli yedekler üzerinden vergi talep ediyor. 2022 reformunun ardından bu tür durumlar için geçerli olan süresiz ve faizsiz erteleme uygulaması kaldırıldı; vergi ya derhal ya da çoğunlukla teminat karşılığında yedi yıllık taksitlerle ödeniyor. Türkiye’nin AB veya AEA üyesi olmaması nedeniyle ek kolaylıklar da söz konusu değil. 2026 itibarıyla bildirim ve usul yükümlülükleri de ağırlaştırıldı.

§ 2 AStG Kapsamında Genişletilmiş Sınırlı Vergi Yükümlülüğü
İşte Türkiye senaryosunun en kritik noktası burada ortaya çıkıyor: Türkiye’yi cazip kılan vergi muafiyeti, Almanya’nın Türkiye’yi düşük vergili bir bölge olarak sınıflandırmasına zemin hazırlayabiliyor. Son on yılın en az beşinde Almanya’da tam vergi mükellefi olan ve Almanya’da önemli ekonomik çıkarlarını korumaya devam eden Alman vatandaşları için bunun anlamı şu: Almanya, ayrılıştan sonra on yıla kadar belirli gelirlere erişim hakkını saklı tutuyor. Türkiye’yi avantajlı kılan etken, aynı zamanda Almanya’nın bu erişim hakkını uzatmasına neden olan etken. Bunu önceden planlamayan kişiler, öngörülemeyen vergisel sonuçlarla karşılaşma riskiyle yüzleşmek zorunda kalıyor.

Miras ve Bağış Vergisi: Beş Yıllık Pencere
Türkiye’nin mirasta uyguladığı yüzde bir oranı ilk bakışta oldukça cazip görünüyor. Ancak Alman vatandaşları için genişletilmiş sınırsız miras vergisi yükümlülüğü, ülkeden ayrıldıktan sonra beş yıl daha geçerliliğini sürdürüyor. Bu süre zarfında Türk vergi oranı, Almanya’nın vergilendirme hakkına karşı koruma sağlamıyor.

Karte zeigt Pfad Deutschland nach Türkei.

Pasaport, İkamet ve Vergi Mukimliği: Üç Farklı Kavram
Sık karşılaşılan bir yanılgı: Türk pasaportunun otomatik olarak vergi avantajları getireceği düşüncesi. Oysa durum böyle değil. Vatandaşlık ve oturma izni yatırım yoluyla elde ediliyor. Türkiye’de vergi mukimi olup olmadığınız ise asıl yaşam merkezinizin nerede bulunduğuna bağlı. Almanya’daki tam vergi yükümlülüğü, ikamet ve olağan oturma yeri fiilen sona erdirilmedikçe devam ediyor. Almanya’da kullanılabilir durumda kalan bir konut, İstanbul’da geçirilen gün sayısından bağımsız olarak tam vergi yükümlülüğünün sürmesine yetebiliyor. Her iki taraf da yalnızca kağıt üzerinde kalan yapıları değil, gerçek bir özü arıyor.

Çifte Vergilendirme Anlaşması Koruma Sağlıyor, Ancak Sınırsız Değil
Almanya ile Türkiye arasındaki çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması, vergilendirme haklarını paylaştırıyor ve bağlayıcı ölçütler aracılığıyla hangi ülkede mukim sayıldığınızı belirliyor. Ancak çıkış vergisini ortadan kaldırmıyor; zira bu verginin tetikleyici unsuru, anlaşma kapsamındaki mukim değişikliğinden önce gerçekleşiyor. Anlaşma yalnızca Türkiye’de gerçek anlamda mukim olduğunuz ölçüde koruma sağlıyor. Türkiye’nin ileride hiç vergilendirmeyebileceği gelir türleri söz konusu olduğunda ise geri dönüş hükümleriyle ilgili hassas sorular gündeme gelebilir; bu soruların sağlıklı yanıtlanması, nihai Türk yasa metninin açıklanmasını bekliyor.

Doğru Sıralama Her Şeydir
Tüm bunlardan pratik bir sonuç çıkıyor: Önce Almanya’daki mevcut durum değerlendiriliyor ve yapılandırılıyor; çıkış vergisi, genişletilmiş sınırlı vergi yükümlülüğü, beş yıllık miras vergisi süresi ve varsa geri dönüş niyeti bu değerlendirmenin kapsamına giriyor. Türkiye bileşeni ise ancak yasal zemin sağlamlaştıktan sonra, tamamlayıcı bir unsur olarak devreye alınıyor. Tersine bir sırayla hareket edip 20 yıllık vaade dayanarak adım atanlar, Türkiye avantajı henüz güvence altına alınmadan Almanya kaynaklı maliyetleri tetikleme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

BAŞKAN Olarak Size Nasıl Destek Oluyoruz
Tam da bu noktada devreye giriyoruz: Almanya ve Türkiye boyutlarını bir arada değerlendirmek bizim temel uzmanlık alanımız. Otuz yılı aşkın süredir Alman-Türk ve uluslararası vergi alanında faaliyet gösteriyor, Almanca, Türkçe ve İngilizce olarak danışmanlık hizmeti sunuyor ve her iki ülkedeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bugün neyin geçerli olduğunu, neyin henüz belirsizliğini koruduğunu ve hangi sırayla ilerlemeniz gerektiğini açıkça aktarıyoruz; bir fikrin sağlam ve uygulanabilir bir stratejiye dönüşmesi için.

Uluslararası vergi planlaması, hedef ülkeyle değil kendi mevcut yapınızla başlar. Türkiye’ye taşınmanın sizin için ne anlama geleceğini öğrenmek istiyorsanız, ilk görüşme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve bireysel vergi danışmanlığının yerini tutmaz.